Buram buram bağışıklık!

Buram buram bağışıklık!

Buram buram bağışıklık!

Bağışıklık sistemimiz ve koku alma duyumuz… Pandemi döneminde ikisi sürekli gündemde. Bir yandan hafif bile olsa rahatsızlandığımızda koku alıp alamadığımızı kontrol ediyoruz, bir yandan bağışıklık sistemimizi her zamankinden daha güçlü tutmaya çalışıyoruz. Aslında bunlar birbiriyle ilişkili. Uçucu yağlar bağışıklığımızı güçlendiriyor, kokularsa beslenme düzenimizi bile etkiliyor.

Bitkilerden elde edilen uçucu yağlar yaşamımızı tahmin ettiğinizden çok daha fazla etkiliyor. Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Farmasötik Botanik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İrem Tatlı Çankaya’ya göre “Uçucu yağların vücutta kullanılması bedenimizin kimyasını değiştiriyor, vücut sistemlerini destekliyor, ruhsal ve duygusal durumumuzu düzeltiyor.


STRESİ AZALTIYOR

Uçucu yağların solunması serotonin ve dopamin salgılamamızı sağlayarak anksiyete, depresyon ve duygu durum bozukluklarını düzenliyor, hatta ağrı kesici etki gösteriyor. Bu yağların içerisindeki moleküller akciğerlerdeki bronşlar vasıtasıyla kana karışarak vücut biyokimyasını doğrudan etkiliyor.’’

Çankaya, araştırmalardan örnekler vererek uyumadan önce odalara sıkılan kokuların kişilerin daha rahat uyumalarını, daha pozitif rüyalar görmelerini sağladığını anlatıyor: “Uçucu yağların antiviral etkinlik ve bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu etkileri pandemide ön plana çıktı. Karanfil ve limonotu gibi yağların bağışıklık sistemini dengeleyebileceği, lavanta ve bergamotunsa vücudun toksinler ve enfeksiyonlu hastalıklara karşı direnç göstermesini sağlayabileceğinden söz edilebilir.”

Çankaya ayrıca okaliptüs yağının kuvvetli antiviral aktiviteye sahip olduğunu, astım, bronşit, soğuk algınlığı ve nezle semptomlarının giderilmesinde kullanıldığını söylüyor ve “Tıbbi nane uçucu yağı güçlü bir nefes açıcıdır. Limon uçucu yağının hafıza üzerinde olumlu etkisi olduğu, kaygı giderici ve antidepresan etkisi olup stresi azalttığı biliniyor” diyor.


‘ARDIÇ YAĞI BEDENİ TEMİZLER’


İç hastalıkları ve fitoterapi uzmanı Dr. Mehmet Emin Erdem

Alman papatyası yağı: Nezle, sinüzit veya diğer viral solunum yolu enfeksiyonlarında etkilidir. Bir fincan tabağı ılık suya dört damla eklenir. Gece odada bekletilip solunur. Öksürük ve ateş için de etkindir. Stres giderici etkisi de belirgindir.

Ardıç yağı: Koklandığında bedeni fiziksel ve duygusal yönden temizler. Yorgunluğu giderir, dolayısıyla bağışıklığımızın güçlenmesine yardımcı olur. Banyo küvetine üç damla bergamot, üç damla ardıç uçucu yağına ilave olarak erkekler için üç damla sedir, kadınlar içinse üç damla ylang ylang yağı ekleyerek yapılacak bir banyo kendinizi çok dinç hissetmenizi sağlar.

Karanfil yağı: Antiviral, antiseptik, bağışıklık sistemini güçlendirici bir yağdır.

Tıbbi nane yağı: Uyarıcı ve canlandırıcıdır. Ayrıca baş ağrılarında da çok etkindir.

Portakal ve diğer narenciye yağları: Neşe verir. Bağışıklık sistemini oldukça güçlendirirler.

KOKU ALMA YETİSİNİ KAZANMAK İÇİN…

Dr. Mehmet Emin  Erdem, COVID-19 nedeniyle koku alma yetisini kaybedenler için  şu bilgileri veriyor: “Bu konuyla ilgili tıbbın sunduğu bir reçete yok. Benim günlük hasta pratiğimde deneyimleyip gayet memnun kaldığım uygulamalardan birincisi ozon terapi. İkinci yöntem glutatyon… Diğeri alfa lipoik asit ve aromaterapi. Aromaterapide kullanılan okaliptüs uçucu yağı, tıbbi nane uçucu yağı, nioli uçucu yağıyla hızlı ve tatmin edici sonuçlar alıyoruz. Diğer bir yöntem de akupunktur…”


BESLENME VE KOKU İLİŞKİSİ

Uzman diyetisyen ve fitoterapist Arzu Gökmen Yamanel, sağlıklı beslenmede kokuların öneminden şöyle bahsediyor: “Bir diyetisyen olarak kokulardan faydalanıyorum. Kokular uyardığı limbik sistem üzerinden iştah mekanizmamızda ciddi etki yaratır. Kokularla kişinin sirkadiyen ritmini düzenleyerek vücut dengesini ve işlevlerini etkileyen hormonların doğru salgılanmasını sağlıyoruz. Bu durumda iştah mekanizmamız üzerinde etkiye sahip hormonlar da doğru ve yeterli şekilde salgılanmış oluyor. Kişinin iştah süreci doğru çalışmaya başlayıp hormon sisteminin düzelmesi sayesinde olması gereken bir beslenme  şekli başlıyor. Ayrıca kokular stres seviyemizi kontrol altına almamıza yardımcı olduğundan duygusal dalgalanmalar yaşadığımızda, öfkelendiğimizde, sıkıldığımızda, stresli bir gün geçirdiğimizde tetiklenen duygusal yeme durumlarının da önüne geçmiş olunuyor.’’

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.